Murat Buyurgan - Interaktif Yaklaşım

Perşembe, Ağustos 10, 2006

muratbuyurgan.com yayında!

Biraz uzun sürdü ama sonunda Blogumu kısmende olsa muratbuyurgan.com'a taşımayı başardım. Bundan sonra yazılarımı www.muratbuyurgan.com adresinden takip edebilirsiniz. Yorumlarınızı da bekliyorum.

Cuma, Ağustos 04, 2006

e-posta adresi kurumun namusu mudur?

Yurtsan Atakan 26 Temmuz 2006 Çarşamba günü Hürriyet gazetesinin Kelebek ekindeki köşesinde “e-posta adresi kurumun namusudur” başlıklı bir yazı yazmış.

Yurtsan Atakan’ın yazısını aynen aktarıyorum.

e.posta adresi kurumun namusudur
Milliyet yazarı Ece Temelkuran köşesinde kullandığı ecetem@hotmail e.posta adresinin, bilgisayar korsanlarınca haklanmasından şikayetçi olmuş.Korsanlara serzenişte bulunup e.posta adresini değiştirmek zorunda kaldığını, bundan böyle etemelkuran@milliyet.com.tr adresini kullanacağını söylüyor. İyi de serzenişte bulunmakta haksız. Zaten baştan beri kendi kurumunun adresini kullanması, güvenliğini kendi kurumunun sorumluluğuna bırakması gerekirdi.Ama üzülmesin. Bir gazetenin kurumsal kimliğine saldırı anlamına gelen bu hatayı yapan tek gazeteci kendisi değil.En uç örneği Akşam gazetesinde. Serdar Turgut, gazetenin Genel Yayın Yönetmeni olmasına, yani gazetenin kurumsal olarak en önde gelen temsilcisi olmasına rağmen "@superonline"lı e.posta adresini kullanıyor, "aksam.com.tr"nin güvenilmez olduğunu haykırıyor.


Internet ile ilgili birçok kavram henüz yerine oturmuş değil. “Bu işin doğrusu budur” demek çok zor. Bu tespit sadece ülkemiz adına değil, tüm dünya adına bir tespit. ABD ve Avrupa ülkelerinde Internet ile ilgili taşların yerli yerine oturduğunu, internetin kurallarının Avrupalı ülkelerde oluşmuş olduğunu zannedenler çok yanılıyor. Kanada da hayatını sürdüren sevgili Mehmet Doğan “Teknoloji kimin umurunda?” kitabında da bu konuyu açıkça belirtiyor.

e-posta adresinin önemimin temelde iki farklı boyutu var. Pazarlama boyutu ( Marka imajı ve kurumsal kimlik ) ve Teknolojik boyutu ( Güvenlik, arşivlenebilme, sınır ).

Gazete yazarlarının e-posta adreslerini gazetelerinden farklı olarak yayınlamasını ben de çok eleştirmişimdir. Bir gazete yazarı köşesinde e-posta adresi yayınlıyorsa bu mutlaka gazetesine ait bir e-posta adresi olmalı.

Gazetecinin köşesinde e-posta adresini yayınlaması gerekir mi? sorusuna cevabım evet mi olmalı hayır mı kararsızım. Bu kararsızlığımın nedeni ise Radikal gazetesi yazarı sevgili Serdar Kuzuloğlu ile tanıştığımda bana söyledikleri. Bir hafta içerisinde aldığı on binlerce e-posta mesajının başta yazılımlar ile sonra asistanları ile filtrelendiğinden bahsetmişti.
Gazetelerin Bilişim Teknolojileri birimleri önemsiz e-postalara ne kadar önlem alırlarsa alsınlar, çok okunan yazarların e-posta kutularına gelen mesajların filtrelenmesi için mutlaka insan gücü gerekiyor. Bunu her yazarın başarması mümkün değil.
İşe bu açıdan baktığımda bir yazarın kendisine gelen binlerce mesajı nasıl okuyacağını düşünemiyorum.

Diğer yandan bir yazarın toplumdan kopuk olmasının, okurlarının görüş ve önerileri ile kendini beslememesinin ne kadar büyük bir hata olacağını düşünüyorum. Hele e-posta gibi bir iletişim nimeti varken.

Bu iki farklı düşünceden sonra şu kararı veriyorum. Özellikle köşe yazarları kendi köşelerinde gazetelerinin isimleriyle tanımlanmış e-posta adreslerini yayınlamalıdır. Bu e-posta adresine mesaj gönderen okurlar ise, mesajları dikkate alınmaz veya cevaplanmazsa kızmamalıdır. Zira mesaj gönderdiğiniz yazar bir gün içerisinde 10.000 adet e-posta mesajı alıyorsa hepsini okuması, cevaplaması veya değerlendirmesini beklemek insafsızlık olacaktır. ( Usta gazeteci Emin Çölaşan son yazılarından birinde bu tip konuda kısa bir açıklama yaparak her mesajı okuduğunu ama hepsine cevap yazma imkânı olmadığını, okuyucularının bu durumu mazur germeleri istemişti. )

Teknolojik yani güvenlik boyutuna baktığınızda e-posta adresinize gelen e-posta mesajlarının ilk önce e-posta adresinizin bulunduğu alan adının ( domain name ) kayıtlı bulunduğu sunucuya ( server ) geldiğini görüyorsunuz. Bu şu demek; @hotmail.com’a gelen e-posta mesajları ve bu e-posta adresinden gönderilen mesajlar Hotmail.com alan adının sahibi tarafından istenirse okunabilir. Bu gerçek Yani yazarismi@gazeteismi.com şeklinde bir e-posta adresine sahip yazara gönderilecek e-posta mesajlarının ve yazarın göndereceği e-posta mesajlarının da gazete içerisindeki Bilişim ve Teknoloji birimleri veya bu birimlere verilecek talimatlar doğrultusunda daha da üst düzey yöneticiler tarafından kontrol edilebileceğini gösteriyor.

Yurtsan Atakan yazısında e-postaların başkaları tarafından okunabileceği veya denetlenebileceğini düşünmüş olacak ki durumu “kurum namusu” boyutuna bağlamış. Yazısında hem Milliyet yazarını hem de Akşam Genel Yayın yönetmenini eleştirmiş.

Yurtsan Atakan’ın yazısı akla şu soruları getiriyor;

1- Serdar Turgut acaba kendisine ait “aksam.com.tr” uzantılı e-posta adresine gelecek e-posta mesajlarının gazete yönetimi tarafından denetleneceğinden mi çekiniyor? Eğer böyle bir çekince varsa Akşam gazetesi ve Superonline aynı guruba yani Çukurova gurubuna ait şirketler. Amaç Serdar Turgut’un denetlenmesiyle @Superonline’lı e-posta adresi de denetlenemez mi?
2- Genel yayın yönetmeni bir gazetenin kurumsal olarak en önde gelen temsilcisi ise Hürriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök neden e-posta adresini köşesin de yayınlamıyor? Hurriyet.com.tr’ye mi güvenmiyor? Okurlarının görüşleri umurunda mı değil? e-posta kullanmayı mı bilmiyor? Her gün gelen binlerce e-posta ile uğraşmaktan mı bıkmış?
3- Milliyet gazetesinin bir kurumsal kimliği var mı? Varsa neden yazarların Hotmail.com uzantılı e-posta adresi kullanmalarına müsaade ediliyor? Bir yazar “ben bu e-posta adresini kullanmıyorum” diye bilir mi?

Bu sorular herkes kendince bir cevap verebilir.
Hatta cevaplarınızı yorumlar bölümüne yazarsanız çok ta memnun olurum.
Tabi önemli olan bu soruların cevaplarını muhataplarının vermesi.
Belki bir gün verirler.
Ne dersiniz?

Salı, Temmuz 25, 2006

Bankalara açık davet!

Her geçen gün Internet bankacılığı ile yeni bir sahtekârlık olayıyla karşılaşıyoruz. Benim gibi bir Internet profesyonelini bile şaşkınlığa düşürecek kandırma yöntemlerinden yeni ve az bilgili Internet kullanıcılarını nasıl koruruz?

Aslında bu soruyu bankacıların kendi kendilerine sorması lazım. Ülkemizde Internet bankacılığı yeni değil. Her geçen gün ise kullanıcısı artıyor. Bu durum sahtekârlar için yeni fırsatlar doğuruyor.

En bilenen internet sahtekârlığı, e-posta ile gönderilen mesajlar ile müşteri bilgilerinin "güncellemek" gibi bir gerekçe ile istenmesi. Bu sayede e-posta mesajında bulunan bağlantıya ( linke) tıklayan kişiler bir sayfaya yönleniyor. Yönlendikleri sayfa ise genelde bilgileri isteyen bankayı çağrıştıracak bir alan adına ( domain name ) sahip oluyor. Bu da e-posta'yı alan kişinin şüphelenmemesini sağlıyor.

E-postayı gönderen adrese baktığınızda bankanın e-posta adresini görebiliyorsunuz. Çeşitli yazılımlar kullanılarak bu durum sağlanabiliyor. Yani herhangi bir kişi bilgi@bankaadi.com.tr şeklinde bir e-postanın sahibi olmasa bile sanki bu e-posta adresinden geliyormuş gibi bir mesaj gönderebiliyor.

Bankalar Internet kullanıcılarını bilinçlendirmek adına üzerlerine düşen görevi yerine tam anlamıyla getiremiyor.

Türkiyede Bankalar Birliği adı altında tüzel bir oluşum var. ( http://www.tbb.org.tr/ )
Bankalar satışa yönelik her konuda birlik olmayı çok iyi beceriyor. Örneğin Chip&Pin'e geçiş ile ilgili reklamlar adeta beynimize kazındı. Fakat konu internet bankacılığı ile ilgili sahtekârlıklara gelince tek yapılan bankaların kendi web sayfalarında uyarı mesajları yayınlaması.

Neden bankalar bir araya gelip Internet kullanıcılarını uyaracak reklamlar hazırlamaz.?

Verilecek temel mesajlar ise;
1-Bankalar e-posta gönderip bilgi güncellemesi talep etmez.
2-Internet Cafe gibi birden fazla kişinin kullandığı bilgisayarlardan bankacılık işlemi yapmayın.

Bu mesajları verecek reklamların çok pahalı prodüksiyonlar olması da gerekmiyor.

Internet sahtekârlıklarına baktığınız da Bankaların maddi anlamda hiç bir kaybı olmuyor. Maddi kayba uğrayanlar hesap sahipleri. Herhalde bu sebeple bankalar Internet Bankacılığının kullanımı ile ilgili bilinç oluşurturmayı yeteri kadar önemsemiyor.

Fakat unuttukları bir konu var. Bu tip sahtekârlık olayları TV haberlerinde bile popüler haberler arasında. Yani herkes duyuyor. Bu durum yeni Internet kullanıcılarının internet Bankacılığından uzak durmasına sebebep oluyor. Bankalar yeni internet bankacılığı müşterisi kazanma konusunda önemli bir engelle karşılaşıyor.

Bankaları bir araya gelip toplumu bilinçlendirecek reklam kampanyaları düzenlemeye davet ediyorum? Davetim kabul olur mu? Belki olur! Bizden davet etmesi..

Pazar, Temmuz 23, 2006

Hürriyet.com.tr Türkiye'nin açılış sayfası olabilir mi?

Bence olamaz. Eğer öyleyse Türkiye'de Internet kullanıcısının Internet'i anlamış olmasından şüphe ederim!

Sonunda tatilim başladı. Tatil dediysem internetten uzaklaştım zannetmeyin. Tatil yeni bir kaç yazı yazmak, yazmaktan da ziyade takip ettiğim bloglardaki yazılara yorum yazmak için güzel bir fırsat oldu benim için.

Biraz önce sevgili Serdar Öner'in yazılarını okuyordum. Hürriyet ile ilgili bir yazısını okuduktan sonra hurriyet.com.tr web sitesine alıcı bir gözle baktım.

Hürriyet web sitesinde bir slogan kullanmış. Bu sloganı logosunda veya tasarımın bir bölümünde kullanmamış. Yani dikkatli bakmadıkça görmeniz çok zor. Her nasıl olduysa benim dikkatimi ilk orası çekti. Tarayıcının üst tarafında bulunan, HTML kodlamada Meta taglerle yazılan bölüm..

Hürriyet web sitesinin sloganı şu : Türkiye'nin Açılış Sayfası

Bence Hürriyet web sitesi iddialı olmak ile gerçekçi olmak arasındaki çizgiyi biraz aşmış.
Neden mi?

Internet ve web'in en önemli gücü bilgiye erişimi kolaylaştırması. Her internet kullanıcısı internetten alışveriş yapar, internette gazete okur, internette sohbet yapar, internette yazı yazar gibi iddialarda bulunamayız. Fakat her Internet kullanıcısının Interneti bilgiye erişmek için kullandığını kolaylıkla söyleyebiliriz.

Nüfusunun %10'unun Internet kullanıcısı olması, gazete tirajlarının yabancı ülkelere göre tabiri caizse yerlerde sürünmesi, gazeteciliğin neredeyse Ajans haberlerciliğine dönüşmesi, bilgi sahibi olmayanların fikir sahibi olması, argo bir kelimenin ne anlama geldiğini dipnotla açıklarken kaynak olarak Ekşi sözlüğün belirtilmesi gibi gerçekler göz önünde bulundurulduğunda internette gazete sitelerinin ne kadar okunduğu bile bence tartışmaya açık bir konu.

Hürriyet gazetesi internetin sağladığı çeşitli olanakları ( Okuyucuların yorum yazması, ankete katılması, blog, podcasting vb) web sitesine taşıyabilir, yüzbinlerce kişi her gün Hürriyet web sitesini ziyaret edebilir, Türkiyedeki tüm Internet kullanıcılarının Hürriyet web sitesini en az bir defa ziyaret ettiğini de söyleyebilirsiniz. Ancak hurriyet.com.tr en nihayetinde bir gazete web sitesi. Internet kullanıcılarının bir gazetenin web sitesini "Türkiye'nin açılış sayfası" mertebesini getirmesini beklemek ve bu beklentiyi slogana çevirmek, Hürriyet'in Inteneti ve Internet kulanıcısını henüz anlamadığının bir göstergesi.

Eğer amaç iddialı olmaksa benim önerim "Internette gazete Hürriyet'ten okunur".
Ya sizin ?

Pazartesi, Haziran 26, 2006

marketingturkiye.com RSS'lendi!




"Geç olsun, güç olmasın" demiş atalarız. Pazarlama İletişimi ve reklamcılık konusunda en önemli kaynaklardan biri olan Marketing Türkiye web sitesi RSS desteği vermeye başladı.

Geçtiğimiz yazılarımdan bir tanesinde RSS desteği veren ve vermeyen web sitelerinin bir listesini vermiştim. Marketing Türkiye için de üzülerek "vermiyor" yazmıştım.
Şimdi o yazıyı hemen "Vermiyordu,artık veriyor" şekilde değiştiriyorum.


İlgilenenler için RSS adresi
http://www.marketingturkiye.com/rss/

Cuma, Haziran 09, 2006

Garantialisveris.com TL'de takılıp kalmış

Garanti bankası tercih ettiğim bankaların başında gelir. Internet bankacılığı konusunda ise en başarılı banka olduğunu düşünüyorum.

Web sitelerini kullanma konusunda da en organize davranan şirketlerden biri olduğunu düşünüyorum. Bu kadar olumlu düşüncenin yanında biraz önce şahit olduğum durum "İşte bu olamaz" dedirtecek cinsten.

Konu "bankacılık". Alt konu "Internetten alışveriş" . Kullanılan para birimi "TL"

Garanti bankasının garantialisveris.com şeklinde bir web sitesi var. Burda bir e-ticaret platformu oluşturulmuş. Internet'ten satış yapmak isteyen şirketler burada çok ekonomik ve pratik şekilde online alışveriş sitesi açabiliyorlar.

Site yönetimi, sipariş sistemi, kredi kartı ödeme sistemi hepsi dahil olmak üzere yıllık 500 YTL gibi bir bütçeyle bir alışveriş sitesi kurabiliyorsunuz. Buraya kadar her şey güzel.

Site içerisinde yer alan "Nasıl Mağaza açabilirim" bölümünde basit bir "ücretlendirme sihirbazı" bulunuyor. Fakat bu sihirbazın size çıkardığı fiyatlar TL para biriminde.

YTL'ye 2005 yılının başında geçildi. Aradan 17 ay geçti. Fakat garantialisveris.com web sitesinde yer alan ücretlendirme sihirbazı hala TL biriminde fiyat belirtiyor.

Bir bankanın e-ticaret web sitesinde para birimi konusunda hata yapılması bence kabul edilemeyecek bir hata.

Birazdan sitenin başvuru sayfasından yetkililere bu hatayı bildiricem. Bakalım ne olacak?

Pazar, Haziran 04, 2006

İlginç bir site: dmry.net




İki haftadır Wordpress üzerinde çalışmalar yapıyorum. Wordpress'i tanımakla meşgulüm. Karşıma yüzlerce alternatif eklenti(plugin) çıktı.
Interaktif Ajans olarak bugüne kadar arkasında Microsoft'un olduğu Asp ve .net yazılımlarını tercih ettik. Bu tercihimizi kısa vadede değiştireceğimizi zannetmiyorum.

Wordpress'le kendi blogum için uğraşırken karşıma çıkan yüzlerce alternatif eklenti, açık kaynağın çok farklı bir güç olduğunu çok daha net bir şekilde anlamama sebep oldu.

Wordpress.com web sitesinde karşılaştığım bir menü eklentisini tıkladığıma karşıma dmry.net web sitesi çıktı. Hakan Demiray benim gördüğüm kadarıyla iyi bir yazılımcı. Yazdığı wordpress eklentilerine farklı ülkelerden bir çok yorum ve teşekkür gelmiş.

dmry.net web sitesinde 57.000 defa okunan, yüzlerce yorum alan yazılara rastlıyorsunuz.

Sitede Internet'le ilgili ilginizi çekecek onlarca yazı da mevcut.

Hakan Demiray geniş bir takipçi kitlesi oluşturmuş. Belkide sıra sizde..




Yazılarıma www.muratbuyurgan.com adresinde devam ediyorum. Yorumlarınızı bu adresten yapabilirsiniz.